Single Blog

Problem miyim, Çözüm mü?

 

“Yine istediklerim olmadı. Neden biliyor musun? Aslında ben her şeyi eksiksiz ayarlamıştım ama yan yattı çamura battı ondan olmadı. Hep onun yüzünden olmadı. O öyle yapmasaydı, şu şöyle olmasaydı… Çok gıcık oluyorum her şey onlar yüzünden!”

Ne kadar da sık kullandığımız ve duyduğumuz sözler… Canımız her acıdığında dış dünyaya bir miktar daha yüklenmeyi sorunun çözümü zannediyoruz. Oysa ki böyle söylenmek egomuzu bir nebze tatmin etmenin ötesine geçemeyen bir durumdur.  Hani derler ya çözümün bir parçası değilsen sorunun bir parçasısındır. Hayatta boşluk yoktur ve bu gerçektir.  Eğer bilseydik bu şekilde sadece sorunumuzu büyüttüğümüzü, hiç söylenir miydik? Başkalarını suçlar mıydık? Bir şeyin olmaması hakkındaki düşünce sistemimiz nereye doğru? Kendimize mi, başkalarına mı? Düşünce ruhun irdeleme sistemidir ve irdeleme için seçilen ana kapı yanlışsa o noktadan doğru bir yere varılmaz.  Dış dünyayı suçlamak bizi bir kısır döngüye götürür. O yüzden artık o konudaki çözüm hakkımız da toplar valizini ve çok uzaklara gider. Bir daha bul ki bulasın! Ama niyet gerçeği görmek ise o zaman durum değişir. Bu yol ana kapısı doğru ancak sancılı bir yoldur. İşin içinde kabullenme olgusunu düşünce sistemine yerleştirmek vardır. İnsanın kendisiyle ilgili bir olumsuzluğu kabul etmesi  hatta bunun başka olumsuzluklara yol açtığını kabul etmesi çok zordur. Ama işte çözüm de tam da bu noktadan başlar. Yaşadığımız her şey aslında bizimle ilgili. Bunu bildiğimizde insana bakışımız da , olayların seyri de değişiyor. İnsan yaşadıklarına maruz kalan değil, yaşadıklarına sebep oluşturan taraftır. Oluşturduğumuz sebeplerin sonuçları bize acı verince onları reddetmek olmaz. Bu sonuç acaba hangi sebeple ilgiliydi, neyi nasıl düzeltirim demeyi bilen insanın hayatta çözemeyeceği sorun da kalmıyor. Ve artık çözümün bir parçası olmaya başlıyoruz.  Bunu gerçekleştirdikten sonra da başka insanların çözümlerine ortak oluyoruz. Ondan sonra da insanların hayatlarında kalmasını istediği kişiye dönüşüveriyoruz.  O kadar çok sorunun parçası içinde çözümün parçası olmak bizi toplumsal hayatta tarladaki tek gelincik gibi belirginleştiriveriyor.  Bir şeylerin sebebi de biziz sonucu da. İstesek de istemesek de. Beğensek de beğenmesek de.  Beğenmediğimiz sonuçlar ilerde bize daha büyük problemler çıkaracak bazı yönlerimizi yontmamız için var. Çok şükür ki var. Ya bu işareti göremeseydik? Ya hayat boyu problemle yaşamak zorunda kalsaydık?  Beğenmediğimiz sonuç doğru açıdan baktığımızda hayatımızı kurtaracak bir uyarı niteliğindedir. Şimdi karar verelim. Sorunun bir parçası mıyız, yoksa çözümün mü?

Comments (0)

Post a Comment

© Copyright 2018